Sık Sorulan Sorular...

  1. Akne Nedir?
  2. Egzama Nedir? Neden Olur?
  3. Saçımın İçinde Neden Kaşıntılı Yaralar Var?
  4. Kasığımda Etbenine Benzer Veya Karnıbahara Benzer Şeyler Oluştu...
  5. Vitiligo Nedir?
  6. Sedef Hastalığı Nedir?

Akne Nedir?

Genel olarak 'sivilce' adıyla bildiğimiz akne en sık rastlanan cilt problemidir. Her 100 yetişkinin 85'inin hayatının bir döneminde geçip gider, 15'inde ise tedavisi güç bir hal alır.

Akne derimizde bulunan yağ bezlerinin bir hastalığıdır, normalde bu bezlerin salgıladığı yağın deri yüzeyine çıkarak atılması gerekir. Ancak ergenlikdöneminde yağ bezi daha fazla yağ salgılar, bu yağın deri yüzeyine geçişini sağlayan kanal yoğunlaşmış bir yağ kütlesi nedeniyle tıkanır. Aknenin temel nedeni bu tıkanmadır.

Bu tıkaç doğal bir boya nedeniyle (kirden değil!) siyahlaşır ve cildimizde zaman zaman gördüğümüz ve sıkmaya çalıştığımız siyah noktalar (komedon) oluşur. Ancak tek neden bu değildir.

Derimizde ne kadar temizlesek de birçok bakteri bulunur.Bu bakteriler yağ bezlerinin tıkalı olan kanallarından içeri girerek hem varlıklarıyla hem de ortaya çıkardıkları birtakım kimyasal maddeler nedeniyle tıkanmış olan yağ bezinde bir iltihaba (enflamasyon) yol açarlar.

 

Başa Dön

Egzama Nedir; Neden Olur?

Cildin, kendisini rahatsız eden bir şeyle karşılaştığında tepki gösteren özel hücreleri vardır.Cildin kızarıp kabarmasına sebep olarak koruma sağlarlar. Eğer egzama iseniz,cildinizde bu hücrelerden diğer insanlara göre daha fazla var demektir.

Tetikleyici unsurlar devreye girdiğinde bu hücreler aşırı reaksiyon gösterir ve sürekli çalışmaya başlarlar.Cildinizin kızarıp,kaşınması ve yara olmasının nedeni budur.

İnsanların neden egzama olduğundan kimse emin olmamakla birlikte,bulaşıcı bir hastalık değildir.Egzama olan çocukların ailelerinde de sık sık saman nezlesi,hapşırma,burun akıntısı,astım veya alerjik hastalıklar görülür.Egzama kendi kendine olan bir alerji değildir.Fakat diğer alerjiler egzama için tetikleyici faktördür.Bu herhangi bir şeye alerjiniz varsa,bunun egzamanızı harekete geçireceği anlamına gelir.
Egzamayı harekete geçiren bazı şeyler şunlardır:

-Sabun,deterjan veya parfümler
-Sıcak ve terli bir cilt
-Az nem içeren kuru soğuk hava
-Cildinizi tahriş eden diğer şeyler,yün giysiler veya yataklarınızdaki toz böcekleri
 

Başa Dön

Saçımın İçinde Neden Kaşıntılı Yaralar Oluyor?

Bunun Tıptaki ismi Seboreik Dermatit'tir. Seboreik dermatit tedavi edilebilir bir deri hastalığıdır. Seboreik bulaşıcı değildir, kötü tabiatlı değildir ve diyetle ilgisi yoktur.

SEBOREİK DERMATİT NEDİR ?

Aşırı yağlanma ve yağ bezi sayısının en çok bulunduğu alanlardaki iltihaplanmaya seboreik dermatit denir. Bu durum en çok baş derisinde, burun kenarlarında, kaşlarda, göz kapaklarında, kulak arkasında ve göğüs ortasında görülür.Bu alanlara göbek (göbek deliği), koltuk altı, göğüsler ve kasık da eklenebilir. Bu durumdan etkilenen alanlarda kızarıklık ile sarımtırak bir kepeklenme ve yağlanma görülür. Genellikle hafif bir kaşınma yapar.

KONAK, AŞIRI YAĞLANMA VE SEBOREİK DERMATİT AYRIMI

Konak, baş derisinde kızarıklık olmaksızın gelişen sert kepeklenme ile karakterize edilir. Deride iltihaplanma yoktur. Aşırı yağlanmada ise deride fazla yağlılık görülür. Özellikle baş derisi ve yüz kısmında olur. Kırmızılık yada deride kepeklenme yoktur. Aşırı yağlanmanın bir sonraki boyutu ise seboreik dermatit’dir. Seboreik dermatit’de hem kızarıklık, hem yağlanma hem de kepeklenme görülür.

SEBOREİK DERMATİT KİMLERDE OLUR?

Bu durum her yaşta görülebilir; fakat genelde 3 farklı yaş grubunda görülür.1.Bebeklikte 2.Orta yaşlarda 3.Yaşlılarda görülür. Bebeklerde, 8-12 ay arasındakilere herhangi bir tedavi yapılmadan iyileşir. Bunun sebebi doğumdan önce anneden çocuğa geçen hormonların yavaş yavaş kaybolması olabilir. Bebek şampuanları yararlıdır. Bazı bebeklerde seboreik dermatit sadece bez kullanılan yerlerde gelişir; fakat bu durum farklı bez kullanımlarıyla giderilebilir. Diğer yaş gruplarında seboreik dermatit görüldüğünde, tedavi edilsin veya edilmesin tekrarlar ve kaybolur. Soğuk havalarda alevlenmeler olabilir.

Seboreik dermatit daha çok yağlı ciltli ve yağlı saçlı insanlarda görülür. Akne ve sedef hastalığı olan kişilerde de görülebilir. Hastalığın oluşumunda maya benzeri bir organizmanın varlığı düşünülmektedir.

BU DURUMUN BAŞKA HASTALIKLARLA İLGİSİ VAR MI ?

Hastalıkların başka hastalıklarla bağlantısı olması şaşırtıcı değildir. Seboreik dermatit; sinir sistemi rahatsızlıkları, Parkinson hastalığı ya da stresli tıbbi sorunlar yaşayan ( kalp krizi gibi ) insanlarda artabilir. Bu hastalık hastanede hemşire gözetiminde, bakım evlerinde uzun süreli kalanlarda ve bağışıklık sistemi zayıflayan insanlarda da artar. Cilt hastalıklarına yakalanma riski düşüktür. Bu durum tedavi edilmese bile cilt kanserine neden olmaz.

SEBOREİK DERMATİT NE KADAR SÜRER ?

Hiç müdahale edilmeden iyileştiği gibi, düzenli bir tedavi ile kısa sürede hastalık kontrol altına alınabilir.

ÖNLENEBİLİR Mİ ?

Bu hastalığı önleme yada tamamen yoketmek mümkün olmayabilir. Zaman zaman nüksler ve alevlenmeler yineleyebilir. Ancak sürekli tedavi başarının öncelikli yoludur.
 

Başa Dön

Kasığımda Etbenine Benzer Veya Karnıbahara Benzer Şeyler Oluştu...

Kondilom ya da condyloma accumunata adı verilen genital siğil pek çok kişiye sıkıntı veren tatsız lezyonlardır. Tekrarlama eğiliminin olması çoğu zaman  moral bozar. Kondilomlar cinsel yolla bulaşan ve human papilloma virus (HPV) adı verilen bir virusun neden olduğu enfeksiyonlardır.

Kondilomlar cinsel yolla bulaşan ve human papilloma virus (HPV) adı verilen bir virusun neden olduğu enfeksiyonlardır.


HPV sadece genital siğillere neden olmaz. Bu virusun 60'dan fazla değişik alt grubu vardır ve bu gruplardan bazılarının rahim ağzı kanserine neden olduğu bilinmektedir. Bazı tipleri ise anus kanserine yol açabilmektedir. Her HPV enfeksiyonu kondilom ya da kansere neden olmaz. Aslında çoğu enfeksiyon belirti vermeden geçirilir. Kişinin bağışıklık sistemi bu virüs ile başedebilir ve belirtiler ortaya çıkmadan hastalık etkisiz hale getirilir. Ancak bu başarı HPV'nin tehlikesiz olduğu sonucunu çıkarmaz. HPV enfeksiyonunun henüz bir tedavisi ya da aşısı olmadığından bu hastalığın tedavisinde en önemli faktör hastalığı bilmek ve önlem almaktır...

Bulaşma genital HPV hastalığı taşıyan bir bireyle girilen her türlü cinsel ilişki ile bulaşabilir. Virüs, ilişki sırasında ciltte ortaya çıkan mikroskopik yırtıklar ve sıyrıklar vasıtası ile ciltten cilde temas yolu ile bulaşır. Virüsün erkek menisi içinde de saptanması vücut sıvılarının teması yolu ile de bulaşabileceğini düşündürmektedir. Virus ile tamas eden herkesde enfeksiyon bulguları ortaya çıkmaz ancak kondilom ortaya çıkan bireylerin %60-90'ının partnerinde de virüs olduğu saptanmıştır. Virüs birkere vücuda girdikten sonra uzun yıllar sessiz kalabilir. Cinsel yönden aktif olan herkeste görülebilir. En çok birden fazla sayıda partneri olan, ya da partneri birden fazla kişi ile birlikte olmuş 15-30 yaş arası kişilerde görülür. Gebelik esnasında çok hızlı bir seyir izler. Nadiren anneden bebeğine geçebilir.

Kuluçka dönemi
Kuluçka süresi belirli değildir. Virüsle temasdan aylar ya da yıllar sonra bulgular ortaya çıkabilir. Hastaların büyük kısmında 1-6 ay içinde belirti verir.

Belirtileri
Genelde dış genital bölgede küçük siğiller ortaya çıkar. Bunlar kişinin kendisi tarafından görülebilir ya da elle hissedilebilir. Siğiller yumuşak, pembe-beyaz renkli, karnıbahar benzeri oluşumlardır. Tek ya da grup halinde olabilirler. Zaman zaman dışarı kabarık olmayıp düz olarak bulunurlar. Nadiren vajina içinde,makat çevresinde ağız ve boğazda da görülebilirler. Kondilomda ağrı olmaz, fakat arasıra kaşıntı ve yanma görülebilir.

Tedavi olmadığı taktirde siğiller hiçbir değişikliğe uğramadan uzun bir süre kalabilir, acak bu davranışları oldukça nadirdir. Genelde sürekli olarak büyüme ve yayılma eğilimleri vardır. Kondilom ile birlikte başka bir vajinal enfeksiyon varsa bu büyüme daha hızlı olur. Çoğunlukla vücudun nemli ve sıcak bölgelerine doğru yayılma gösterir. Eğer vajina ve makat civarında anormal renk ve şekil değişiklikleri ile anormal kabarıklıklar görülürse, genital bölgede kaşıntı, yanma ve kanama varsa,partnerde kondilom var ise ya da daha önceden geçirmiş ise mutlaka bir jinekolojik muayeneden geçmek gerekir.

 

Başa Dön

Vitiligo Nedir?

Vitiligo, normal deri görünümünde, pigment kaybı nedeniyle düzensiz beyaz alanların bulunduğu bir deri durumudur.

Genelde edinilmiş bir durum olarak görülen vitiligo, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Ancak, belirli genetik özelliklere sahip ailelerde hastalığa yatkınlık görülmektedir. Kontrasta bağlı olaraki koyu tenli kişilerde daha belirgindir. Vitiligo'nun nedeni tam bilinmemekle beraber pigment üreten melanosit hücreleri olan melanositlerin deri veya çevre dokulara hasar vermeksizin seçici kaybına bağlı olarak otoimmünite üzerinde durulmaktadır. Bu hastalık Amerika Birleşik Devletleri'nde nüfusun % 1' ini etkilemektedir.

Lezyonlar düz, pigmentasyonsuz ve koyu sınırlı olarak görülmektedir. Sınırlar tam olarak tanımlanabilmektedir, ancak düzensizdir. Sıklıkla etkilenen bölgeler yüz, dirsekler ve dizler, eller ve ayaklar ve genital bölgedir. Ayrıca, travma ve basınç görmüş bölgeler de etkilenmektedir.

Hastalıktan korunma yolları bilinmemektedir.

Semptomlar arasında aile öyküsü belirten vitiligo, birden veya aniden gelişen düz, doğal desenli pigment kaybına uğramış deri bölgeleri görülmektedir.

Fizik muayene ve sorgulama tanı konması için yeterlidir. Ek bir tanı yöntemine başvurulmasına gerek yoktur.

Vitiligo olgularının çoğu tedavi edilmeden deam etmektedir. Mevcut tedavi yöntemleri zor ve tam olarak etkin değildir. Hastalar, fotosensitize edici bileşikler verildikten sonar ultra-viole ışığa maruz bırakılmaktadırlar. Topikal veya oral 8-metoksipsoralen veya trimetilpsoralen tedavileri kısmi pigmentasyon sağlamak amacıyla birden fazla defa verilmelidir.

Hastalığın gidişatı değişkendir. Bazı bölgeler pigmentasyon kazanabilir, fakat yeni diğer bölgeler oluşabilir. Pigmentasyon kaybı ilerleyici olabilir.

Güneş yanığı gibi komplikasyonlar sıklıkla görülebilirken, vitiligo pernisyöz anemi, hipertiroidizm ve Addison hastalığı gibi sistemik hastalıklar ile ilişkili olabilir.


 

Başa Dön

Sedef Hastalığı Nedir?

 Psoriasis, Grekçe kaşıntı anlamına gelen 'psora' kelimesinden köken alır. Sedef hastalığı olarak da bilinir. Hastalığın bulunduğu deri bölgesi kızarık hale gelir. Üzerinde kalın gümüş renkli kabuklanmalar oluşur. Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir.
Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak kadar hafif seyirlidir. Diğer taraftan vücudun büyük bir kısmını tutacak şekilde şiddetli seyredebilir. Bu çok şiddetli vakalarda bile yararlı tedavi metodları vardır.
Sedef hastalığı aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen bulaşıcı değildir. Toplumda hastalığın görülme sıklığı yüzde 1 ila 3 arasında değişmektedir.

Sedef hastalığının sebebi nedir?

Sebep bilinmemektedir. Bununla birlikte güncel araştırmalar kanda bulunan akyuvarlardaki bir anormalliğin iltihabi olayı tetiklediğine ve hastalığın gelişime yol açtığına işaret etmektedir. İltihaptan dolayı deri üç dört günde bir dökülür. Bu normalden yedi sekiz kat daha hızlıdır.
Hastalar deride kaşıma, yolma, yaralanma veya aşırı güneş yanığından 10-14 gün sonra beneklenme tarzında yeni plakların ortaya çıktığını farkeder. Sedef hastalığı aynı zamanda, streptokoksik boğaz iltihabı gibi bazı infeksiyonlardan sonra, bazı ilaçların alımıyla birlikte aktivite kazanabilir. Alevlenmeler kış aylarındadır çünkü deri kurur ve güneş ışığı azalmıştır.

Sedef hastalığının tipleri:

Hastalık çeşitli formlarda görülebilir. Bu formlar hastalığın şekli, şiddeti, devam etme süresi, yerleşim yeri açısından farklı özellikler taşır. En sık görülen formda başlangıçta küçük kırmızı bir kabarıklık vardır.Giderek genişleme ve kabuklanmalar ortaya çıkar. Kabuklar kaldırıldığında altta küçük kırmızı kanama alanları görülür.

Dizler, dirsekler, kasık bölgesi ve genital bölge, kollar, bacaklar, avuç ve ayak tabanları, saçlı deri, vücuttaki kıvrım bölgeleri sedef hastalığının en çok görüldüğü bölgelerdir.
Tırnakta sedef hastalığı varsa üzerinde nokta şeklinde çöküntüler görülür. Tırnak yatağı kalınlaşır, peynirimsi bir görünüm alır. Tedavisi zordur.
Koltukaltında, kasık bölgesinde, genitalde, göğüs altlarında alışılmadık tarzda sedef hastalığı görülebilir.
Guttat sedef hastalığı genellikle bir boğaz iltihabını takiben görülür. Genellikle çocuklar etkilenir. Vucutta çok sayıda küçük kırmızı, üzeri kabuklu lekeler ortaya çıkar. Haftalar veya aylar içerisinde kendiliğinden kaybolur.
Sedef hastalığı olan kişilerde %30'a varan oranlarda eklem iltihaplanması şikayetleri görülür. %5-10'unda çeşitli eklemlerde iltihabi olaydan dolayı işlevsel kısıtlılık oluşur. Bazı kişilerde eklem iltihaplanması şikayetleri, deri tutulumu arttığı zaman kötüleşebilir. Bazen de deri tutulumu düzeldiğinde eklem şikayetleri de düzelir.
Nasıl teşhis konulur:

Bir deri hastalıkları uzmanı fizik muayene ile sedef hastalığını kolaylıkla teşhis edebilir. Eğer şüphe varsa biyopsi ile kesinleştirilir.


Nasıl tedavi edilir:

Amaç iltihabi durumu azaltmak ve derinin kabuklanıp dökülmesini kontrol altına almaktır. Nemlendirici krem ve losyonlar deri üzerindeki pulların giderilmesine ve kaşıntının kontrol edilmesine yardımcı olur. Sedef hastalığının tedavisinde özel bir diyet uygulaması gerekmemektedir.
Tedavi, hastanın genel sağlığı, yaşı, yaşam tarzı ve sedefin şiddeti göz önünde bulundurularak planlanır. Çeşitli tip tedavilere gerek duyulabilir ve doktorun önerdiği kontrollere riayet etmek gereklidir.
Doktor, hastalıklı deri üzerine uygulamak üzere kortizon benzeri ürünler, sentetik vitamin D, katran veya antralin içeren ilaçlar reçete edebilir. Bunlar tabii güneş ışığı veya ultraviyole ışığı ile birlikte kullanılabilir. Sedef hastalığının en ağır formlarının tedavisinde ağızdan alınacak olan ilaçlara ihtiyaç duyulabilir. Bu tedaviye ilave olarak güneş ışığı önerilebilir. Hastaların pek çoğu güneş ışığından fayda görür. Ancak bu uygulama esnasında dikkatli olunmalıdır. Güneşte aşırı kalmak hastalığı alevlendirebilir. Tabii güneş ışığına benzer bir ışığın kullanıldığı ultraviyole tedavisi muayenehane veya hastane koşullarında bir deri hastalıkları uzmanı tarafından uygulanabilir.
 

Başa Dön